Yakılacak Mektuplar 31 – Mehmet TAŞ


Yakılacak Metuplar 31
Bıktım sabahı olmayan gecelerin soğuk yüzünü seyretmekten. Bıktım, boş duvarların arsız sırıtışlarından, kaş çatışlarından. Umut ekmekten, hüzün biçmekten bıktım.
Gidişin soğuk bir kış gecesiydi. Buz kesilmişti kaldırımlar, buz kesilmişti bedenim. O zaman biliyordum dönmeyeceğini. O zaman biliyordum bütün yolların çıkmaza uzandığını. Ama bir umut, kücüçük de olsa bir umut kalsın içimde istemiştim. Kaldı mı sence.?
Bir haber yollayacaktın, bir selam, bir mektup, ya da geri döneceğin umudu saklayan bir işaret. Hani nerede?
Zaman, çok acımasız. Her derde ilaç derlerdi de inanırdım. Zaman ilaç değilmiş derdime. Bir yok oluşun, kahroluşun takvimlerdeki yansımasıymış zaman.
Uzun gecelerde sana şiirler yazardım. Kelimelere hece hece sevda yükler de yıldızların ürkek titreyişlerinde sana yollardım. Şimdi ne şiir yazıyorum, ne de yıldızları seyrediyorum. Yok artık kelimelerin eski gücü, yok yıldızların ürkek titreyişi. Yok, yok, yok. Sen yoksun ya, yaşamak için sebep yok.
Gittin. Bir koyu yalnızlığa mahkûm ettin beni.
Gittin, sıyrıldım dünya nimetlerinden. Bir berduş, bir ayyaş, bir dilenciyim şimdi sevda şehrinin soğuk kaldırımlarında.
Üşüyorum canparem,
Yalnızım canparem
Korkuyorum canparem.
Sen gelmesen de bir selam, bir mektup, bir haber de mi yollayamazsın.
Ölüyorum canparem.
Mehmet Taş

Yakılacak Metuplar 31

Bıktım sabahı olmayan gecelerin soğuk yüzünü seyretmekten. Bıktım, boş duvarların arsız sırıtışlarından, kaş çatışlarından. Umut ekmekten, hüzün biçmekten bıktım.

Gidişin soğuk bir kış gecesiydi. Buz kesilmişti kaldırımlar, buz kesilmişti bedenim. O zaman biliyordum dönmeyeceğini. O zaman biliyordum bütün yolların çıkmaza uzandığını. Ama bir umut, kücüçük de olsa bir umut kalsın içimde istemiştim. Kaldı mı sence.?

Bir haber yollayacaktın, bir selam, bir mektup, ya da geri döneceğin umudu saklayan bir işaret. Hani nerede?

Zaman, çok acımasız. Her derde ilaç derlerdi de inanırdım. Zaman ilaç değilmiş derdime. Bir yok oluşun, kahroluşun takvimlerdeki yansımasıymış zaman.

Uzun gecelerde sana şiirler yazardım. Kelimelere hece hece sevda yükler de yıldızların ürkek titreyişlerinde sana yollardım. Şimdi ne şiir yazıyorum, ne de yıldızları seyrediyorum. Yok artık kelimelerin eski gücü, yok yıldızların ürkek titreyişi. Yok, yok, yok. Sen yoksun ya, yaşamak için sebep yok.

Gittin. Bir koyu yalnızlığa mahkûm ettin beni.

Gittin, sıyrıldım dünya nimetlerinden. Bir berduş, bir ayyaş, bir dilenciyim şimdi sevda şehrinin soğuk kaldırımlarında.

Üşüyorum canparem,

Yalnızım canparem

Korkuyorum canparem.

Sen gelmesen de bir selam, bir mektup, bir haber de mi yollayamazsın.

Ölüyorum canparem.

Mehmet Taş

, , ,

  1. Henüz hiç yorum yok.

You must be logged in to post a comment.